DOC

Sislerin Vampiri

By Bernice Marshall,2014-06-05 23:42
40 views 0
Sislerin Vampiri

    Strahd, tabutun saten örtüsü üzerinde, karanlık gözleri kapalı, uzun yüzü solgun ve hareketsiz yatıyordu. Ellerini göğsünde

    kavuşturmuştu ve çok mağrur görünüyordu. Ravenlojt'un efendisi

    tıpkı gerçekte olduğu gibi görünüyordu, bir ölü gibi.

    "Şafakefendisi 'ne şükürler olsun ki hala gündüz vakti, " diye

    mırıldandı rahip. Jander başıyla onaylayarak, Sasha sivriltilmiş kazığı kontun kalbine yerleş (irebilsin diye Strahd'm ellerini

    yanlarına açtı. Rahip silahı yerleştirdi, kısacık bir dua okudu ve

    çekici kaldırdı.

    Artık elimizdesin, seni piç, diye düşündü Jander, kendinden memnun, ani bir nefret patlamasıyla.

    RAVENLOFT diğer tüm dünyalardan ulaĢılabilen ve kötülüğün hüküm sürdüğü karanlık bir diyardır. Kendilerini bu dünyada bulan

    zavallılar, vampirler, zombiler ve daha kötüleriyle dolu topraklarda kapana kısılmıĢlardır.

    RAVENLOFT

    FANTEZİ KORKU

    www.kitap.perisi.com

    e kitap haline Öyle Uri düşünün hi ölümle harşılaştığıda gülümseyehilsin ve hoca hoca

    getiren: .........................KENDER......şehirlerin haklarım mahvedm hastalıhknn ortasında gelişip flüçlenehl-sin.

    ............... Ah, lıöyle liri Şeytanının değil de Tanrının hizmetinde olsaydı dünyamız ıçm

    ne güçlü lir iyilih haynağı olurdu. Sislerin Vampiri

    Christie Golden

    Bram Stoker, Dracula Yapıtın Özgün Adı:

    Vampire of the Mists

    İlk Basımı: A.B.D., TSR Inc. 1991

    ?1991 TSR Inc. ? 2000 Ankira

     Yayıncılık & Arka Bahçe Ltd.

    önümüzdeki günlerde yayınlanacak ravenloft romanları ile Birinci Baskı: Eylül 2000ilgili her türlü bilgiyi Ankira Yayıncılık

    A. Adnan Saygun Cd. 10 / 3 www.ankira.com

    06410 Sıhhiye - Ankara Tel: adresinde bulabilirsiniz

    O 312 431 0887 Faks: O 312

    433 5162

    GENEL DAĞITIM:

    Arka Bahçe Yayınları

    Kalıpçı Sk. 111/1 TeĢvikiye -

    Istanbu Tel: O 212 291 0689 (4

     hat) Faks: O 212 291 0675

    Buraya yolladığım E-Booklari download ettikten 24 saat

    sonra silmek zorundasiniz.

    Aksi taktirde kitabi basan firmanin ugrayacagi zarardan hic bir sekilde sorumlu olmayacagim.

    Bu kitaplarin hicbirisi original kitaplarin yerini tutmayacagi icin eger kitabi begenirseniz

    kitapcilardan almanizi ya da e-buy yolu ile edinmenizi oneririm.

    Tekrarliyorum: post un amaci sadece kitap hakkinda bilgi edinip, belli bir fikir sahibi olmaniz ve hosunuza giderse kitabi almaniz icindir.

    Benim bu postlar da herhangi bir cikarim ya da herhangi bir kurulusa zarar verme amacim yoktur.

    Bu yuzden E-booklari fikir alma amacli olarak 24 saat sureli kullanabilirsiniz. Daha sonrasi sizin sorumlulugunuza kalmistir. Saygilarimla

    .................kender..............................................................

    Batan güneĢin son ıĢıklan, mabedin vitraylı

    pencerelerinden süzülerek, taĢ zeminde solan ıĢık havuzlan oluĢturuyordu. Bunun dıĢındaki tek ıĢık, sunağın üzerinde duran

    küçük bir ocaktan geliyordu. Baro-via'nın En Yüce Rahibi, hava

    iyice kararıp, yaĢlı gözleri seçemez hale gele dek iĢiyle uğraĢmaya devam etti. Sonunda, zorunlu kesintiden rahatsızlık duyarak tılsımı bir süreliğine kenara koydu ve devam etmesine yetecek

    kadar mum

    Sislerin Vampiri RAVENLOFT

    güneĢ Ģeklindeydi ve taĢ ortasına yerleĢtirildiğinde tıpkı min-yaktı.

    yatür bir güneĢ gibi ıĢık ve güzellikle parlamıĢtı. Mumların sıcak ıĢıltısı sunağı aydınlattı, ancak mabedin

    YaĢlı rahip dikkatle son rünü iĢledi. Gözlerindeki teri sildi ve geri kalanı hala gölgeler içindeydi. AhĢap sunak artık kutsal emeğinin ürününe baktı. Yapması gereken bir Ģey daha kalmıĢtı. semboller ve törenler için bir yer olmaktan çıkmıĢ, bir atölye Platin madalyonu boynuna geçirdi ve görünmemesi için masasına dönüĢmüĢtü. Üzeri ince metal iĢlemesi için gerekli

    cübbesinin içine soktu. Eliyle kesesini yokladı. Birkaç gün önce aletlerle doluydu: küçük çekiçler, pürüzsüz yüzeyli bir mücev-yazdığı mektup hala yerindeydi. Hafifçe gülümsedi. Esrarengiz herci örsü, maĢalar ve kalıp için balmumu. Beyaz saçlı rahip güç bir kez daha içine doldu ve hızla kalenin meĢaleyle aydın-son mumu da yakıp yine tılsımın baĢına döndü. Tılsım zorlu bir latılmıĢ koridorlarından aĢağıya, kendisinden çok daha genç efendiydi. Tamamlanmak için ısrar eden hüzünlü çağrısı, rahibin

    birinin emin ve hızlı adımlarıyla ilerlemeye baĢladı. kafasının içinde yankılanıyordu.

    Efendinin uĢaklarından biri, rahibin mabedin kapılarını iki En Yüce Rahip, haftalardır, ateĢli bir yoğunlukla bu tılsımı yana savurarak çıktığını duymuĢtu. UĢak, yaĢlı adamın adımlarına yapmaya uğraĢıyordu. Hatta, son birkaç gündür hiç dinlenmeden

    yetiĢmeye çalıĢarak sordu. "ġimdi ne olacak, Kutsal Efendim?" çalıĢmıĢtı. Yine de yorgun değildi. Güç damarlarından akıp,

    "Bir at," dedi En Yüce Rahip kısaca, adama bakmaya bile eğitilmemiĢ, hantal parmaklarına yol gösterir gibiydi. Tılsım gerek duymadan. Genç adam, sessizce rahibin isteğini yerine kendi kendisini yapıyordu. Rahibin boğumlu parmakları sadece getirmek üzere uzaklaĢtı. Kalenin efendisi savaĢa gitmeden onun kullandığı aletlerdi.

    önce uĢaklarına 'Kutsal Efendi'nin her isteğine itaat edilmesini Adamın ruhunun bir parçası suçluluk duyuyordu. KorkmuĢ bir

    emretmiĢti. UĢak ayağına çabuk mu çabuktu. Yine de rahip, halkın rahibi ve rahatlatıcısı olarak görevlerini ihmal ediyordu.

    seyis çocuk atını getirene kadar birkaç dakikayı, kalenin taĢtan Goblin saldırılarının Ģiddeti her geçen gün artıyordu. Ancak En

    oyulmuĢ güzel kapılarının önünde huzursuzca ileri geri yürüyerek Yüce Rahip, artan sayıdaki ölülerin son törenlerini yaptırması geçirdi. En Yüce Rahip atın üzerine sıçrayarak bindi ve için yardımcısını göndermiĢti. Tılsımın sesi, çok daha önemli

    bineğinin baĢını sertçe döndürerek gürültüyle avludan dıĢarı bir görev üstlendiğini söyleyerek onu rahatlatmaktaydı. Diyordu çıktı. Kutsal görevini tamamlamak için Çember'e gidiyordu. ki, yapmakta olduğu Ģey sıradan bir mücevher değildi. Tılsım bu

    Rahip ve at, Eski Svalich yolundan aĢağı dörtnala ilerlerken hüzünlü dünyanın, benzerini hiç görmediği türden bir silahtı. gece bir sis perdesiyle örtünüyordu. UçuĢan çamur parçacıkları SavaĢmak için yapıldığı düĢman, goblinlerden çok daha

    atın ve binicinin üzerini lekeliyordu ancak yolcu bunu kötüydü—karanlığı henüz Barovia'nın üzerine çökmemiĢ bir

    umursamaz gibiydi. Tılsımın acele ettirmesiyle hayvanı daha da düĢman.

    hızlandırdı. Sabırsızlıkla yoldan ayrılarak Svalich ormanına En Yüce Rahip durakladı, heyecandan elleri titriyordu.

    daldı. Bildiği kestirme bir yol yoktu ancak tılsım biliyordu. KanlanmıĢ gözlerini sildi ve tekrar iĢe koyuldu. Kafasının içindeki

    Sonunda hedefine ulaĢtı. Barovia kasabasının sınırlarının hemen talimatlara uyarak iki eski Ģeyi birleĢtirmiĢ; bu yeni Ģeyi dıĢında, büyük taĢların oluĢturduğu bir çember. oluĢturmuĢtu. Kristal toprağın bir armağanıydı. Kuvarsı içine

    Aynı anda attan inmeye, tılsımı çıkartmaya ve çemberin yerleĢtirdiği platin de onun gibi kadimdi. Parmaklan değerli

    metale Ģiddet değil, sevgi rünleri iĢlemiĢti. Levha parlayan bir

    RAVENLOFT

    merkezine koĢmaya çalıĢtı ancak tüm yapabildiği uzun cübbe-sinin eteklerini ayağına dolaĢtırarak yere düĢmek oldu. Bu yaĢlı bedenden bu kadar, diye acı acı düĢündü, ayağa kalkarken. TaĢ çemberinin ortasındaki geniĢ düz bir taĢın yanına çökerek,

    tılsımı saygıyla üzerine bıraktı.

    Son kutsama, diye düĢündü, ve her Ģey tamam olacak...

    Genç rahiplerden biri, onu ertesi sabah aynı noktada buldu. En Yüce Rahibin yüzü huzur doluydu ve ölüm tarafından fe rleke-lenmemiĢti. Gri dudakları hafif, tatlı bir gülümsemeyle

    kıvrıl-mıĢtı. Bir elinde parlayan güneĢ madalyonunu tutuyordu. Diğe-rindeyse bir not. Gözleri yaĢlarla dolan genç adam, rahibin yazdığı son sözleri okumak için birkaç kez gözlerini silmek zorunda kaldı:

    İşte Tanrıların bu topraklara armağanı. Onu saygıyla ve iyi kullanın. Fakat bu sırrı sadece rahipten rahibe geçirin. Kuzgun ailesi gelecek ve bu onların kutsal sembolü olacak. Gücü güneşin gücünden gelmektedir: ışık ve sıcaklık. Bu hüzünlü diyarların üzerine düşecek olan Gölge 'yi kaldırmak için son umuttur.

    Evermeet'den gelmiĢ olan Kraliçe'nin Gururu, Waterdeep

    limanının koyu renkli sularında ağır ağır salınıyordu. Hafif bir

    akĢam esintisi, katamaranın halatlarının, gecenin bu geç saatinin

    göreceli sessizliğinde gürültülü bir Ģekilde gemiye çarpmalarına

    neden oluyordu. Rüzgar hızını arttırdı ve geminin flaması güçlü bir

    Ģekilde dalgalanmaya baĢladı. Flamada koyu mavi, yıldızlı bir

    gökyüzü üzerinde altın bir ağaç imgesi vardı. Uzaklardan,

    Ģamandıraların dostane uyarı çanları duyuluyordu. Soğuk nemli

    havada, ağır bir deniz ve balık kokusu asılıydı.

RAVENLOFT

    Sislerin Vampiri Dar bir ara sokaktan, yalnız bir siluet, katamarana özlemle 1bakmaktaydı. Selune'un